Site içi Arama
Ads
Kategoriler
- Alternatif Tıp
- Bulaşıcı Hastalıklar
- Diğer Hastalıklar
- Genel
- Hepatit
- Hepatit A
- Hepatit B
- Hepatit C
- Sarılık
Son Konular
- Siroz
- Aminoasitler Hakkında Öneriler
- Hepatit C
- Meniere Hastalığı
- Akciğer Kanseri Tedavisi
- Yeşil Renkli Dışkı (Dışkının Yeşil Olması)
- Zona Hastalığı
- Gül Hastalığı
Sayfalar
Sitemap
Etiketler
Konu Arşivleri
Karaciğerin dokusundaki tahribatın sürekli olarak artması sonucunda kendini gösteren bir hastalıktır siroz. Siroza neden olan en önemli şeyler hepatit rahatsızlıkları ve aşırı alkol tüketimidir.Siroz hastalığı karaciğer biyopsisi ile teşhis edilir.
Siroz tedavi edilmediği takdirde ölüme yol açan bir hastalıktır. Çeşitli hastalıklarda (örneğin grip) alınan toz halinde olup sıvı ile karıştırılıp içilen ilaçlar da siroz mahal vermeden direkt olarak karaciğer yetmezliğine neden olur ve bu da hastayı siroza götüren süreçlerden biridir. Çeşitli cinslerde bulunan mantarların tüketilmesi de aynı şekilde karaciğer yetmezliğine yol açabilir. Bu hastalar da siroz olmadan karaciğer yetmezliği sebebiyle yaşamsal faaliyetlerini yitirebilirler.
- Sarılık
- Hastanın ağzından kan gelmesi
- Büyük abdestle beraber ortaya çıkan kanamalar
- Yemek borusu etrafındaki damarların çatlaması nedeniyle ani bir şekilde görülen kan kusmaları
- Hastanın karnında şişme meydana gelmesi
- Kilo kaybı, iştahsızlık
- Göğüs boşluğunda su birikmesi ve buna bağlı olarak nefes alıp vermede zorlanma durumu
- Hastalığın uzun süreli olması sonucu dalağın büyümesi nedeniyle anemi hastalığının ortaya çıkması
- Hasta uzun süre tedavi edilmezse komaya girebilir
Sirozun en iyi ve en kesin tedavisi karaciğer naklidir. Sirozlu bir hastanın diğer hastalıklarının tedavisi karaciğer nakli yapılmaması durumunda çok zordur. Basit bir operasyon bile sirozlu karaciğere sahip olan hastanın iyileşmesinde veya operasyondan iyi bir sonuç almasında büyük bir engel teşkil eder. Bu durum hastanın kan değerlerinde değişimlerden kaynaklıdır. Sirozlu hastanın yaraları geç iyileşir ve bu da yaranın mikrop kapmasına dolayısıyla da başka enfeksiyonlara davetiye çıkaracak niteliktedir. Nakil yapılamaması durumunda idrar sökücü ilaçlar kullanılabilir. Hastanın kanamaları var ise yemek borusundaki damarların kanamasını önlemek için bantlarla damarların kanaması önlenebilir. Hastaya vitaminler veya ekstra beslenme yöntemleri önerilerek bağışıklığın kuvvetli olması sağlanabilir.
—————————————————————————————————————————————————————————————————————————————
Siroz ile ilgili Görseller :
- siroz hastalığı, siroz karaciğer, siroz nedir, siroz belirtileri
Meniere hastalığı ; iç kulaktaki vücut dengesini sağlayan sıvılardaki basın artışından kaynaklanan ve kendini ani ataklar ve baş dönmesi ile gösteren bir hastalıktır. Buradaki basınç olayı sadece sıvının aşırı artmasından değil , çok azalmasından da kaynaklanabilmektedir.Hastalık adını ; Fransız tıpçı Prosper Ménière ‘nin bu hastalık ile ilgili yaptığı çalışma sonucu hastalığın nedenlerini ve evrelerini tanımlamasından sonra Meniere olarak almıştır. Ménière ; iç kulakta sıvı üretiminin aşırı artmasına karşılık atılımın bu orandan az olması sonucu oluşan basınçlara bir diğer neden olarak da sıvıların boşaltıldığı kanallardaki tıkanıklığın yol açtığı basıncın sebep olduğunu belirtmiştir.
Meniere hastalığı çok nadir görülmesine karşın (bu oran 100 bin kişiden 40-100 kişiye denk geliyor ) genelde 40 yaş üstü kişilerde daha sık görülmektedir. Hastalık ekseriyetle iki kulakta da aynı anda etkisini gösterebilen bir hastalıktır.
Meniere Hastalığının Belirtileri
- Baş dönmesi
- Kulak uğultusu, işitme kaybı ve kulakta dolgunluk hissi
- Bulantı ve kusma
- Kulak çınlaması
Kusma ve bulantı evreleri genellikle baş dönmesinden sonra gerçekleştiği için özellikle baş dönmesi için ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Kusma ve bulantı baş dönmesi tedavisinden sonra geçmez ise bunun için de ilaç tedavisi uygulanabilmektedir.Başka bir yöntem ise idrar sökücü ilaçlar ile vücutta biriken sıvının bu ilaçlar vasıtasıyla dışarıya atılmasını sağlamaktır. İlaç tedavisinden herhangi bir sonuç elde edilememesi durumunda iç kulaktaki sıvının dışarı atılması için iç kulak ve zarında biriken sıvılar ameliyat yöntemiyle dışarı atılmaktadır.
Tedavi sürecinde ve meniere hastalığının ilk teşhisi konulduğundan itibaren hastanın stres, üzüntü ve kaygı verici durumlardan uzak tutulması gerekmektedir. Zira meniere hastalığı stres ve üzüntü durumunda çok çabuk ataklar gösterebilen bir hastalıktır. Yine bu dönemde sigara, alkol, kafein, nikotin içeren maddelerden de uzak durulması gerektiği uzmanlar tarafından önemle belirtilmektedir.
Akciğer kanseri ; akciğer üzerindeki dokularda bulunan hücrelerin kendi kendine çoğalması sonucu meydana gelen bir hastalıktır.Bu çoğalma sonucu hücre çevresindeki dokuları istila etmesi veya akciğer organı dışında başka organlara da sıçraması sonucu ortaya çıkar.
Akciğer kanseri ölümcül bir hastalık olmasıyla birlikte Dünya Sağlık Örgütü kaynaklarına göre erkek hastalarda en sık ölümle sonuçlanan hastalalıklar listesinde birinci, kadınlarda ise ikinci sıradadır.Akciğer kanserinin görülme sıklığı özellikle sigara kullanan hastaların bu alışkanlıkları ile ilgili gelişmelere müteakiben artmıştır.Akciğer kanseri hastalığı hasta sayısına oranla, yüzde 80′e yakını tütün dumanına bağlı olarak geliştiği gözlemlenmiştir.Bu duruma istisna olarak akciğer kanseri hastalığı sigara içmeyen insanlarda da görülebilir.Bu oran ise kaynaklara göre %15 civarındadır.
- Hastalığın en önemli ve sık görülen belirtilerinden ilki balgamda çizgi şeklinde kan gelmesidir.
- Hücrelerin büyümesiyle hastada hissedilebilir bir şekilde nefes darlığı başlar.Bununla birlikte hastanın göğüs kısmında ağrılar meydana gelir.
- Akciğer kanseri hastası olan kişilerin hastalığın ilerleyen efrelerinde nefes alış verişlerinde hırıltılar meydana gelir.
- Büyüyen hücreler hastanın damarlarını etkiler ise ; yüz şişmesi , sinirlerini etkiler ise göz kapağında düşme görülür.
- Yorgunluk,kilo kaybı, iştahsızlık gibi durumlar da akciğer kanseri hastalarında görülen belirtilerdir.
Akciğer kanseri tedavisi ; kanserin tipi, hastalığın evreleri ve hastanın genel sağlık durumu gibi faktörlere göre değişebilir.Tedavi seçenekleri çeşitli alternatif yöntemlerle belirlenebilir.Bu hastalıkta erken teşhis son derece önemlidir.Cerrahi tedavi ile akciğer kanseri hastası olan birinin uzun yaşaması sağlanabilir.Bu yöntemler arasında radyoterapi ve kemoterapi en bilinen ve en sık uygulanan tedavi yöntemleridir.Bu iki tedavi şekli de hastada çeşitli yan etkilere yol açabilir.Yan etkilerin çeşitliliği ve belirtileri hastadan hastaya değişmektedir.Cerrahi müdahale ile tedavi edilen hastalar vücutlarında veya yaşamsal faaliyetlerinde meydana gelen bir yan etkiyi hissedemeyebilirler.Bunun için belirli aralıklarda ve tedavi evresinde doktor kontrolleri ve ilaç tedavisi ihmal edilmemeli, hastalığı benimseyerek cerrahi müdahalede bulunan sağlık personeline kolaylık sağlanmalıdır.
Zona hastalığı ; varicella zoster adlı virüsün sebep olduğu bir hastalıktır.Bu virüs vücuda girdiği ilk anda vücutta suçiçeği hastalığı çıkmasına yol açar.Zona hastalığı da suçiçeği geçiren hastalarda sinir köklerine yerleşen ganglion adlı virüsün ortaya çıkardığı döküntülerden oluşur.
Zona hastalığı vücutta döküntü olarak kendini gösterir ve döküntülerin belirleştiği andan itibaren vücutta ağrılar da meydana gelir.Halk dilinde gece yanığı, cehennem azabı gibi isimleri vardır.Hastalığın en bilinen yönü çok şiddetli ağrılara yol açmasıdır.Bu ağrılar ortalama 1 hafta devam eder.Bazı hastalarda ise ufak kaşıntılar ve yüzeysel ağrılar meydana gelebilir.Bulaşıcı bir hastalık olan zona hastalığının belirtileri şunlardır :
- Vücudun belirli bölgelerinde görülür.
- Yerleştiği sinirin şekline bağlı olarak çizgi veya kuşak şeklinde vücudun herhangi bir yerinde görülebilir.
- Hastalık geçirilmeden önce halsizlik,yorgunluk,ateş görülebilir.
Zona hastalığı genellikle 60 yaş üzerindeki kişilerde görülebilir.Hastalığın nedenleri ; uykusuzluk, stres, yorgunluk,düzensiz beslenmedir.Bunları yanı sıra AIDS, lenfoma gibi hastalıkları geçirenler ile kanser ilaçları kullanan kişilerde de görülme olasılığı yüksektir.
——————————————————————————————————————————————————-
Konu ile ilgili cildiye uzmanından Zona hakkında bilgiler :
——————————————————————————————————————————————————-
Zona Hastalığı Görselleri :
- zona hastalığı, zona hastalığı nedir, zona hastalığı tedavisi, zona hastalığı belirtileri
Gül hastalığı ; stres veya ruhsal bunalımlardan sonra ortaya çıkan dermatolojik bir hastalıktır.Tıp dilinde pityriasis rosea olarak adlandırılan gül hastalığı genellikle 10 ila 35 yaş arası insanlarda görülür.Hastalığın ortaya çıkma nedeni herhangi bir virüse ya da bakteri değildir.Vücutta ortaya çıkardığı döküntülerin alerjik bir reaksiyon izlenimi verse de gül hastalığının nedeni alerjik de değildir.Herhangi bir virüs etksisi görülmediği için gül hastalığının insandan insana bulaşması gibi bir şey de söz konusu da değildir.

gül hastalığı nedir, yüzde gül hastalığı, sedef hastalığı, fil hastalığı, gül hastalığı tedavisi, gül hastalığı nedir, gül hastalığı bitkisel tedavi, gül hastalığı neden olur, gül hastalığı belirtileri, madalyon hastalığı, takıntı hastalığı, cilt hastalıkları
Hastalık ilk belirtisini vücutta döküntü olarak gösterir.Bu döküntüler gövdede ve sırtta pembe renkler halinde görünür.Bu lekelere madalyon belirtisi denir.Bu yüzden de hastalığın diğer adı da madalyon hastalığı olarak bilinir.Bu pembe lekelerin belli bir süre sonra halka şeklini alıp orta kısmının solması , hastayı ve hasta yakınını lekelerin bir mantar sonucu oluştuğu yanılgısına iter.Dolayısıyla mantar sanılıp mantar ilacı kullanılan gül hastalığı belirtilerinin yok edilmesinde bu ilaçların herhangi bir etkisi olmaz.Zamanla vücuttaki döküntü oranı artar ve bu döküntüler ilk belirtilerdeki kadar büyük olmaz.Daha küçük ve benek şeklinde gösterir.Hastalığın yaşandığı döneme göre kaşıntı da görülebilir.Özellikle sıcak havalarda gül hastalığı geçirenlerde kaşıntı çok sık meydana gelir.
Hastalık bulaşıcı olmadığı için tedavi süreci biraz daha etkin ve verimli geçer.Gül hastalığı tanısı dermatolojik muayene ile anlaşıldığı için tedavi için en iyi yöntem de ilk başta yakınınızdaki sağlık kuruluşunda herhangi bir dermatologa muayene olmaktır.Hastalığın görüldüğü herkeste belirtiler veya döküntüler aynı olmayacağı için gül hastalığı olup olmadığı konusunda tereddüte düşüldüğü durumda dermatolog tarafından deri biyopsisi yapılabilir.Hastalığın tedavisinde ise kaşıntı ve döküntüler için oral olarak kullanılan ya da krem olarak döküntüleri yok etmek amacıyla çeşitli kremler kullanılabilir.
————————————————————————————————————————————————————————————————————————————
Gül Hastalığı ile ilgili Görseller :
- gül hastalığı nedir, yüzde gül hastalığı, sedef hastalığı, fil hastalığı, gül hastalığı tedavisi, gül hastalığı nedir, gül hastalığı bitkisel tedavi, gül hastalığı neden olur, gül hastalığı belirtileri, madalyon hastalığı, takıntı hastalığı, cilt hastalıkları
Yeni Yazilar »


























