Site içi Arama
Ads
Kategoriler
- Alternatif Tıp
- Bulaşıcı Hastalıklar
- Diğer Hastalıklar
- Genel
- Hepatit
- Hepatit A
- Hepatit B
- Hepatit C
- Sarılık
Son Konular
- Siroz
- Aminoasitler Hakkında Öneriler
- Hepatit C
- Meniere Hastalığı
- Akciğer Kanseri Tedavisi
- Yeşil Renkli Dışkı (Dışkının Yeşil Olması)
- Zona Hastalığı
- Gül Hastalığı
Sayfalar
Sitemap
Etiketler
Konu Arşivleri
Zona hastalığı ; varicella zoster adlı virüsün sebep olduğu bir hastalıktır.Bu virüs vücuda girdiği ilk anda vücutta suçiçeği hastalığı çıkmasına yol açar.Zona hastalığı da suçiçeği geçiren hastalarda sinir köklerine yerleşen ganglion adlı virüsün ortaya çıkardığı döküntülerden oluşur.
Zona hastalığı vücutta döküntü olarak kendini gösterir ve döküntülerin belirleştiği andan itibaren vücutta ağrılar da meydana gelir.Halk dilinde gece yanığı, cehennem azabı gibi isimleri vardır.Hastalığın en bilinen yönü çok şiddetli ağrılara yol açmasıdır.Bu ağrılar ortalama 1 hafta devam eder.Bazı hastalarda ise ufak kaşıntılar ve yüzeysel ağrılar meydana gelebilir.Bulaşıcı bir hastalık olan zona hastalığının belirtileri şunlardır :
- Vücudun belirli bölgelerinde görülür.
- Yerleştiği sinirin şekline bağlı olarak çizgi veya kuşak şeklinde vücudun herhangi bir yerinde görülebilir.
- Hastalık geçirilmeden önce halsizlik,yorgunluk,ateş görülebilir.
Zona hastalığı genellikle 60 yaş üzerindeki kişilerde görülebilir.Hastalığın nedenleri ; uykusuzluk, stres, yorgunluk,düzensiz beslenmedir.Bunları yanı sıra AIDS, lenfoma gibi hastalıkları geçirenler ile kanser ilaçları kullanan kişilerde de görülme olasılığı yüksektir.
——————————————————————————————————————————————————-
Konu ile ilgili cildiye uzmanından Zona hakkında bilgiler :
——————————————————————————————————————————————————-
Zona Hastalığı Görselleri :
- zona hastalığı, zona hastalığı nedir, zona hastalığı tedavisi, zona hastalığı belirtileri
Hepatit hastalığı, karaciğerin iltihap kapmasıyla bu organın dokusunda meydana gelen hasar sonucu meydana gelen bir hastalıktır.Hepatit hastalığı tedavi edilmediği takdirde ve gerekli önlemler alınmadığında bir karaciğer hastalığı olan siroz hastalığını da yol açabilir.Bu yüzden hepatit hastalığı, uzmanlar tarafından vücutta büyük tahriplere yol açacak bir hastalık olarak tanımlanıyor.Hepatit hastalıklarının bazıları virüslere bağlı olduğu halde, bazıları ise virüslere bağlı olmadan meydana gelmektedir.
Günümüzde hepatit hastalığının en çok rastlanılanı ise virüse bağlı olarak meydana gelenleridir.Bunlara viral hepatit denir.Viral hepatitlerin karaciğerde taze ve ateşli bir şekilde etki göstermesine “akut viral hepatit” denir. Bu virüsün hastalığın altı aydan fazla sürmesine neden olması sonucu görülen hepatit hastalığına ise “kronik viral hepatit” denir.
Ülkemizde ise viral hepatit ile sarılık hastalığı karıştırılmaktadır.Buna paralel olarak her viral hepatit halk arasında sarılık olarak adlandırılmaktadır.Sarılık, bir hastalık değil bir belirtidir.Bu bağlamda düşünüldüğünde sarılık bir çok hastalığın belirtisi olarak kendini göstermektedir.Örnek vermek gerekirse safrada taş olması da sarılık belirtisine neden olur veya yeni doğan bebeklerde görülen sarılık belirtilerde bunlara paraleldir.Bu tip sarılık belirtilerin viral hepatitle bir bağlantısı yoktur ve insandan insana bulaşmaz.
- Hepatit hastalığına neden olan virüsler
- Bazı ilaçlar (sinir hastalıklarının tedavisinde kullanılan chlorpromazin veya verem tedavisinde kullanılan INH gibi ilaçlar )
- Alkol
- Radyasyon
- Bazı mikroplar
- Genetik olarak sahip olunan karaciğer hastalıkları ve benzeri genetik rahatsızlıklar
Hepatit hastalığı ; bir karaciğer iltihabıdır. Hepatit’in 3 tipi bulunmaktadır.Bunlar da bildiği gibi hepatit a , hepatit b ve hepatit c hastalıklarıdır.Hepatit A hastalığı diğer tiplere göre daha az görülür fakat daha kolay bulaşan bir hastalıktır.Hepatit b ve hepatit c’nin ise daha yaygın bulaşma alanı olan, daha uzun süreli ve hayatı fonksiyonları bozucu etkileri olan hepatit tipleridir.
Hepatit B genellikle kan veye vücuttan gelen sıvıların temasıyla bulaşır.Hepatit C ise genellikle kan yoluyla bulaşır.Hepatit C ; karaciğerin dışında böbrek,deri, tükrük bezleri gibi organlara da zarar verebilir.Hepatit B veya Hepatit C hastalığına sahip gebe bir annenin bu hastalığının çocuğa geçme ihtimali çok yüksektir.Hepatit enfeksiyonları tehlike oluşturabilecek şekilde akut veya kronik bir başlangıç gösterebilir.Hepatit hastalığının başlangıcında sıradan bir soğuk algınlığı belirtileri hastayı yanıltabilir.Bulantı, idrardaki renk değişikliği, karın ağrısı, iştahsızlık, cilt ve göz renginde sararma meydana gelmesi vs. gibi bulgulara rastlanabilir.Hepatit b geçiren yetişkinlerin yarısından çoğunda herhangi bir belirti gözle görülmeyebilir.
Hepatit hastalığından korunma yöntemleri :
- Hepatit aşısı yaptırmak
- Hepatit hastaları ile yakın temas kurmaktan kaçınmak
- Hepatitli insanların kullandığı malzemeleri kullanmaktan kaçınmak
- Cinsel ilişkide korunmak
- Tek bir insanlar cinsel ilişkide bulunmak
Hepatit Aşıları :
Hepatit hastalığında aşı uygulaması Hepatit B ve Hepatit C hastalıklarında yapılabiliyor.Ölü virüslerden yapılan hepatit aşıları, kolun üst tarafına enjekte ediliyor.Aşının belirgin bir yan etkisi yoktur fakat hafif kızarıklık veya şişme yapabiliyor.Alerjik reaksiyon görülme riski son derece düşüktür.Lâkin alerjik bünyeye sahip olan insanlarda veya ateşli hastalık geçirenlerde aşı uygulaması biraz risklidir ve genelde tercih edilmez.

sıtma tedavisi, sıtma hastalığı, sıtma nedir, sıtma tutması, sıtma nasıl bulaşır, sıtma ppt, sıtma hakkında bilgi
Sıtma ; anofel cinsi dişi sivrisineklerde mevcut olan parazitlerin, bu sivrisineklerin insanları ısırmasıyla birlikte vücuda girmesiyle meydana gelen bir hastalıktır.Genellikle nöbetler halinde ve hastada titreme halinin oluşmasına yol açar. Tıp dilinde malarya olarak bilinen sıtma , tedavisi olan ve basit yöntemlerle alt edilen bir hastalıktır.İstatiksel olarak dünyada toplam 200 milyondan fazla insanın sıtma hastası olduğu tahmin edilmektedir.Genellikle uzakdoğu ülkelerinde ve Afrika’da sık rastlanan sıtma küreselleşme ile birlikte hava taşımacılığı veya benzeri yollarla da diğer insanlara bulaşmaktadır.Türkiye’de ise daha çok güney bölgelerinde ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görülen sıtmanın en çok göründüğü iller ise ; Mersin, Adana, Gaziantep gibi illerdir.
Hastalık kendini nöbetler halinde ve titreme yaratacak şekilde gösterir.Nöbetlerin yaşanması periyodik değildir , farklı günlerde farklı saatlerde görülebilir.Nöbet başlamadan birkaç gün önce hastada birtakım belirtiler kendini gösterir.Hasta yorgun,bitkin ve mutsuzluk halindedir.İştahında azalma görülür.Bunların dışında vücudunun belirli yerlerinde (bacak, sırt, baş ) ağrılar görülebilir.Sıtma nöbetlerinde ilk görülen titreme halidir , 2 saate kadar uzayan nöbet hallerine denk gelinmiştir.Titreme esnasında vücut ısısında artış gözlemlenebilir.
Sıtmanın Tedavisi
Tıbbın ilerlemesi ve tıp teknolojisinin ilerlemesiyle birlikte artık günümüzde tedavisi mümkün hale gelen sıtmanın iyileştirilmesinde kullanılan ilaçlar sıtmanın derecesine göre veya hastalığın bulaştığı bölgelere göre farklılık göstermektedir.Fakat genelde “klorokin” adlı ilaç kullanılır. Sağlık ocakları veya dispanseri gibi yerlerde ücretsiz sıtma tedavisi yapılmaktadır ve bu yerlerde sıtma ile ilgili hastalığa yakalanması muhtemel hasta adaylarına bilgiler verilmekte, hastalıktan korunma yöntemleri anlatılmaktadır.
——————————————————————————————————————————————————————–
——————————————————————————————————————————————————————–
Sıtma ile ilgili Görseller :
Şarbon hastalığı ; “bacillus anthracis” adı verilen bir bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde “antraks” adı verilen şarbon özellikle otçul memeli hayvanlarda görülmekle beraber bu hayvanlardan da diğer memelilere veya insanlara bulaşma özelliği gösteren bir hastalıktır.
Şarbon kendini insan vücudunda 3 şekilde gösterir. Bunlar ; deri, sindirim sistemi ve akciğer şarbonudur.
Akciğer şarbonu ; solunum yoluyla vücuda yerleşen şarbon mikrobu akciğerlere yerleşir ve etkisini gösterir.Bu etkiler nefes alıp vermede zorlanma, akciğerde yaraların oluşması gibi sonuçlar doğurur.Bakteri virusa girdikten 1 hafta sonra etkilerini göstermeye başlar.Başlangıçta yüksek ateş gözlemlenir, daha sonra lenf bezleri şişer ve yukarıda belirtilen nefes alıp verme zorluğu kendini gösterir.Erken tedavi edilmediği takdirde akciğer şablonu menenjite yol açabilir.
Sindirim sitemi şarbonu ; bu şarbon tipi şarbonlu hayvanların etlerinin tüketilmesiyle kendini gösterir.Söz konusu etlerin çiğ tüketilmesi ya da iyi pişirilmeden yenmesi bu tip bir şarbon hastalığının meydana gelmesine yol açar.3 tip şarbon vakasından belki de en öldürücü şarbon tipidir.Sindirim sistemine yerleşen virüs , hastanın kan kusmasına ve dışkısının kanlı olarak atılmasına neden olur.
Deri şarbonu ; deri şarbonu hastalığı şarbona yol açan bakterinin deri yoluyla bulaşmasından meydana gelir.Özellikle hastalıklı ya da yaralanmış derilere daha kolay entegre olur ve etkisini gösterir.Yüksek ateş, bulantı ve kusma gibi belirtileri vardır.Tedavinde genellikle antibiyotikler kullanılır.
- Şarbon riskinin yüksek olduğu bölgelerdeki otçul hayvanların aşılanması önemlidir
- Şarbonlu hayvanların dışkıları, yem havuzları veya temas ettikleri bütüm materyaller yakılarak imha edilmelidir
- Şüpheli hayvanlar en yakın hayvan sağlığı merkezine götürülmeli ve kesin sonuç alınana kadar kesilmemeli ve temas edilmemelidir
- Hayvanların temasta bulunduğu eşyalar veya araçlar dezenfekte edilmeli , gerekirse imha edilmelidir
Yeni Yazilar »
















